Davranış bozukluklarının yaşam boyu yaygınlık oranının NCBI’ de %2 ile %10 arasında değişebildiği söylenmektedir. Çocuk ve ergenlerde tekrarlayan saldırganlık, kurallara uymama, başkalarının haklarına veya nesnelere zarar verme gibi davranışlarla bağlantılıdır. Ancak çocukluk ve ergenlik döneminde bazen öfkelenmek, kurallara karşı gelmek ya da otoriteyle çatışmak tek başına tanı koymak için yeterli değildir. Davranışın süresi, sıklığı, şiddeti ve çocuğun günlük yaşamına yansıması birlikte değerlendirilir.

Çocuklarda davranış bozuklukları farklı biçimlerde meydana gelebilir. Davranış bozukluğu belirtileri değerlendirilirken tek bir davranış üzerinden sonuca varılmamalıdır. Örneğin bir arkadaşla tartışmak veya zaman zaman sinirlenmek, çocuklarda davranış bozukluğu olduğunu göstermez. Belirtiler genellikle 5-6 yaşlarında görülmeye başlar ve ergenliğe kadar çocuğu ve ailesi ile birlikte çevreyi olumsuz olarak etkileyebilir.
Değerlendirmede özellikle şu noktalar dikkate alınabilir:
Davranım bozukluğu, davranış bozukluğu kavramı içinde kullanılan klinik bir tanımlamadır. Diğer psikiyatrik durumlarla birlikte görülebileceği ve bu yüzden kapsamlı değerlendirme yapılmasının önemli olduğu unutulmamalıdır.
Çocuklarda davranım bozukluğu, yalnızca öfke veya karşı gelme davranışlarından ibaret değildir. Davranışların başkalarının hakları ve toplumsal kurallarla ilişkisi de değerlendirilir. WHO’nun davranım bozukluğuna ilişkin yaklaşımında da temel vurgu, başkalarının temel haklarının veya yaşa uygun toplumsal norm, kural ve yasaların sürekli ihlal edildiği davranış örüntüleridir.
İnsanlara veya Hayvanlara Yönelik Saldırganlık
Zorbalık, tehdit etme, kavga başlatma ve insanlara veya hayvanlara fiziksel zarar verme bu grupta değerlendirilebilir. Saldırgan bir davranışın tek sefer yaşanması ise doğrudan davranım bozukluğu anlamına gelmez. Ancak ciddiye alınması gereken bir durum söz konusudur.
Eşyalara ve Mülke Zarar Verme
Bilinçli olarak eşyalara zarar verme veya yangın çıkarma gibi davranışlar davranım bozukluğu kapsamında değerlendirilebilir.
Hırsızlık, Aldatma ve Kuralları İhlal Etme
Sürekli yalan söyleme, hırsızlık yapma veya başkasının eşyalarını izinsiz alma gibi davranışlar değerlendirmeye alınabilir. Evden kaçma, okul devamsızlığı ve yaşa uygun olmayan biçimde kuralları sürekli ihlal etme de önemli işaretlerdir.
Yaşa Uygun Olmayan Süreğen Kuralsız Davranışlar
Çocukların belirli kurallara itiraz etmesi gelişimin bazı dönemlerinde görülebilir. Burada önemli olan davranışların yaşa göre sınırları aşması, süreklilik göstermesi ve farklı yaşam alanlarında belirgin sorunlara yol açmasıdır.
Çocuklarda davranış sorunları değerlendirilirken aile ilişkileri, arkadaşlıklar, okul katılımı ve akademik süreç üzerindeki etkisi oldukça önemlidir. Okul ortamında sürekli çatışma yaşanması, arkadaşlık kurmada zorlanma veya sınıf etkinliklerine katılımın azalması görülebilir. Akademik performansta düşüşler de gözlemlenebilir.
Aile içinde ise kurallar konusunda sürekli çatışmalar ve iletişim kuramama problemleri meydana gelebilir. Bu durumların yaşanması sonucu çocuk sosyal becerilerini geliştirmek için uygun bir ortam bulamayabilir. Eğitim hayatında yaşanan düşüşler, akademik bir kaygı oluşturabilir.
Davranış sorunları yalnızca çocuğu değil, çocuğun çevresinde etkileşim halinde bulunduğu kişileri de olumsuz etkileyebilir. Örneğin aile, davranışlara nasıl tepki vereceğini bilemeyebilir. Endişelenebilir. Çocukla iletişim kurmakta zorlanabilir, çocuğa baskı kurabilir veya ceza verebilir. Sosyal ilişkilerde yeni arkadaşlıklar edinmenin yanı sıra var olan arkadaşlıklar da zedelenebilir. Bunun sonucunda çocuk kendi içine dönebilir veya davranışları sıklaştırabilir. Davranış sorunları sıklaştığında çocukların hayatı birçok alanda olumsuz şekilde etkilenebilir.
Çocuklarda davranış bozuklukları için yaklaşım planlaması çocuğun ihtiyaçları ve eşlik eden sorunlar dikkate alınarak yapılır. Psikolojik müdahalelerde problem çözme, sosyal beceriler ve öfke yönetimi gibi alanlar üzerinde çalışılabilir. Ebeveyn yönetimi, aile-okul-çocuk arasındaki etkileşimi ele alan yaklaşımlar, öfke yönetimi ve problem çözme becerilerini geliştirmeye yönelik çalışmaların faydalı olabileceği unutulmamalıdır.
Davranışsal müdahaleler, belirli davranışların hangi şartlarda ortaya çıktığını ve sonrasında neler yaşandığını gözlemlemeye dayanır. Olumlu davranışların pekiştirilmesi, uygun sınırların çizilmesi ve davranışın ortaya çıkmasını kolaylaştıran koşulların düzenlenmesi bu kapsamda ele alınabilir.
Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT); çocuğun düşünceleri, duyguları ve davranışları arasındaki bağlantıyı fark etmesine katkı sağlar. Çocuğun zorlayıcı bir durum karşısında farklı alternatifler geliştirmesi ve davranışlarının sonuçlarını değerlendirmesi desteklenir.
Çok Sistemli Terapi (Multisistemik Terapi – MST); ciddi davranış sorunları yaşayan çocuk ve ergenlerde çocuğun sadece bireysel özelliklerine değil, içinde bulunduğu çevreye de odaklanır. Aile, okul, akran çevresi ve sosyal çevre birlikte değerlendirilir. Burada önemli nokta her çocuk için aynı yaklaşımın uygulanmamasıdır. Davranışların hangi durumlarda ortaya çıktığı, çocuğun aile ve okul yaşamına etkisi birlikte değerlendirilmelidir. Gerekli durumlarda çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanından değerlendirme alınması uygun olabilir.
Çocuklarda davranış bozukluğu belirtileri nelerdir?
Sürekli saldırganlık, eşyalara zarar verme, hırsızlık, aldatma ve ciddi kuralları tekrarlayan biçimde ihlal etme başlıca belirtiler arasında yer alabilir.
Çocuklarda davranış sorunları neden ortaya çıkar?
Tek bir neden yoktur. Bireysel özellikler, aile ilişkileri, çevresel koşullar, okul deneyimleri ve eşlik eden psikiyatrik durumlar birlikte değerlendirilebilir.
Çocuğum sürekli öfkeleniyor ve kurallara uymuyor, bu normal mi?
Öfke ve kurallara itiraz gelişimin bazı dönemlerinde görülebilir. Davranışın sıklığı, şiddeti, süresi ve günlük yaşam üzerindeki etkisi önemlidir.
Çocuklarda saldırgan davranışlar ne zaman değerlendirilmelidir?
Saldırganlık tekrarlıyorsa, başkalarına zarar veriyorsa veya okul ve aile yaşamını olumsuz biçimde etkiliyorsa uzman değerlendirmesi gerekir. Kayseri’de yaşayan aileler, çocukları için Uzm. Dr. Zehra Babadağı ile görüşebilirler.
Karşıt olma karşı gelme bozukluğu nedir?
Karşıt olma karşı gelme bozukluğu, özellikle otorite figürlerine karşı tekrarlayan öfkeli, tartışmacı ve karşı gelici davranışlarla ilişkilendirilen bir durumdur. Davranım bozukluğu ile aynı değildir.
Ergenlerde davranış bozukluğu belirtileri nelerdir?
Ergenlerde davranış bozukluğu kapsamında saldırganlık, hırsızlık, aldatma, ciddi kuralları ihlal etme ve okuldan kaçma gibi tekrarlayan davranış örüntüleri değerlendirilebilir. Tanı için davranışların bütünü ve işlevsellik üzerindeki etkisi ele alınmalıdır.